DOLAR 32,2111 0.02%
EURO 35,0145 0%
ALTIN 2.511,040,43
BITCOIN %
Hatay
16°

AÇIK

02:00

İMSAK'A KALAN SÜRE

DOÇ. DR. NECMETTİN ÇALIŞKAN: “ÜRETİCİYE DESTEK ŞART”

DOÇ. DR. NECMETTİN ÇALIŞKAN: “ÜRETİCİYE DESTEK ŞART”

ABONE OL
4 Temmuz 2022 12:54
DOÇ. DR. NECMETTİN ÇALIŞKAN: “ÜRETİCİYE DESTEK ŞART”
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Akyem Aş. olarak ilimizde faaliyet gösteren Beyza Piliç ve Hamza Efendi Baklavaları adından sıkça söz ettiriyor.

Akyem Aş. İhracatta 250 firma arasında yer aldığı belirten Yönetim Kurulu Başkanı Necmettin Çalışkan ile bir araya gelerek sorularımıza cevap aradık.

İşte detaylar;

 Yem fiyatlarındaki artışı nasıl değerlendiriyorsunuz?

Malumunuz dünya küresel felaketlere krizlerle karşı karşıya pandemi süreci dünyanın seyrine etki edecek bir nokta olarak karşımıza çıktı. Bu doğal olarak turizme, üretime, tüketime, insan alışkanlıklarına kadar pek çok noktayı değiştirdi. Bunun genel olarak bütün sektörlerde etkisi oldu. Bunun dışında tüm dünyada önem arz eden gıda kriziyle karşı karşıya kaldık. Bugün dünyada küresel emperyalist güçler dünyayı kuşatma altına aldı ve birçok senaryoyla tüm dünyayı etkiledi. Sonrasın da iklim, gıda son günlerde ise üretim tedarik zincirinde otomobil sektöründe çip krizi senaryosu yaşanıyor. İşin özeti Emperyalist Güçler dört bir yandan etrafımızı sarmış. ”Teslim Olun” diyor. Devlet yöneticileri de bu kadar büyük senaryolar karşısında bu küresel güçlere teslim oldu olacak. Şimdi bu bahsettiğim krizlerin işte bir parçası olarak dünyada bir hem kulaklık krizi yaşandı. Kuraklık nedeniyle tarımsal ürünler tahıl üretimi ciddi oranda bir eksilme yaşandı. Sonrasında özel olarak ülkemizde ise bazı planlamalar yeterince yapılmıyor. Tavuk üzerinden örnek vermem gerekirse bir kilo tavuk etinin maliyetinin %70 yemdir, %30 diğer giderlerdir. Yemde ise bir kilo yemin %60 mısırdır, %20 soyadır. Soya oran olarak az görünmekle beraber fiyatı yüksek olduğu için ürün bazında mısırla yarışacak durumdadır. Türkiye de kullanılan mısırın %90 yerli üretimdir. %10 ise ithal edilmektedir. Mısırların yerlilik ve yabancılık oranı, soyada ise durum çok büyük bir felaketle karşı karşıyayız. Türkiye de soya üretiminin %5 yerli, yüzde %95 ise ithal ediliyor. Önemli bir protein kaynağı olarak soyanın yüzde doksan beşini ithal ediyoruz biz bu gün Peru’ya, Şili ye, Ukrayna ya pek çok ülkeye bağımlı durumdayız. Bugün konuşacağımız şey Türkiye’de üretim nasıl artırılır? Türkiye’de dünyanın en iyi arazisine sahip topraklarımız nasıl verimli hale getirilir? Nasıl ekilir, biçilir, dikilir bunları konuşmamız lazım. Ama çoğunlukla tüketim ekonomisine sahip olalım. Turizmde yaşamaya gayret edelim düşüncesi hâkim. Malum olduğu üzere aynı şekilde bugün maalesef doğudaki fabrikalar kapatılıyor, özelleştiriliyor insanlar Batı illerine göç ediyor. Bizim bunları çözmemiz gerekiyor. Bu gün sıkıntı köylerde tarım arazileri boş buğday arpayı samanı ithal ediyoruz bugünkü ahırlar boş ama biz canlı hayvan ithal ediyoruz. Kesilmiş karkas et ithal ediyoruz. Dolayısıyla bugün tavuk fiyatlarındaki artış bütünüyle bu hammaddelerde yükselişe bağlıdır.  Bu artışlar normal biçimde tüketiciye yansıyor. Tavuk fiyatları da aslında yükselen enflasyonun yani maliyetlerdeki artışların daha altında bir şekilde seyrediyor.

Tavuk şimdilerde cepleri yakıyor yem fiyatlarıyla paralel olarak artışı gerçekleştiğini söyleyebilir miyiz yoksa farklı sebepler de sıralamak mümkün mü?

Yani öncelikli olarak ham madde artışı ile paralel gerçekleştiğini söylemek durumundayız. Pandemi ile birlikte üretimde yaşanan genel zorlukları sıralayabiliriz. Nitekim enerji fiyatları bugün tarihin en yüksek dönemini seyrediyor. Üretimde tezgâh dağılma sürecine girdi. Bugün üretimde eskisi kadar rahat yapılamıyor. Türkiye’nin nüfusa paralel bir tüketim artışı söz konusudur. Buna bağlı olarak üretim bantlarının genişlemesi gerekirken bu gerçekleştirilemiyor. Komşu ülkelerimizde yaşanan olaylarda doğal olarak ülkemizi etkiliyor.

Yaşanan sıkıntılardan sonra sizin aldığınız tedbirler nelerdir?

Tabii bugün firmalar kendi imkânları nispetinde değişik tedbirler alma yolunu girerler. Bunların bazıları üretim odaklı, bazısı finans odaklı tedbirlerdir. Yahut daralmadır. Firmaların kendi çaplarında alacakları tedbirlerden daha önemlisi kamu politikası olarak alınacak tedbirler önemlidir. Mesela bugün hammaddeleri sağlanmasını teşvik etmek gibi. Yapılacak ek destek ve veya üretime geçmişte olduğu gibi verilen desteklemelerdir. Mutlaka üreticinin desteklenmesini gerektiren hususlar olduğu açık bugün de ihracatı noktasında da ülkemizin ilişkilerine yönelik olarak siyasal ilişkileri ve diplomatik ilişkiler ticari ilişkileri birebir etkiliyor.

Hamza Efendi Baklavaları ile de uzun zamandır tatlı sektöründesiniz. Tatlı sektörünün sıkıntıları nelerdir?

Tatlı sektöründeki sıkıntılar temelinde ilk olarak hammadde diyebileceğin fıstık yatıyor. Dünyada antep fıstığının üretim rezervlerini yüzde yetmişi Gaziantep-Halep arasındaki bölgede gerçekleşiyor. Çok geç yetişen bir ağaçtır. Ortalama 20 yılda verimi zirveye ulaşır. Suriye savaşı ile birlikte Halep civarında ağaçların yanması ile dünyada büyük bir fıstık krizi oluştu. Bir tır fıstık 7-8 milyon liranın üzerinde onun için de bu fıstık en önemli ham madde artışı oldu. Şeker ve un fiyatlarının artması ile hepsi maliyetler yansıyor.  Tavuk ya da tatlı olarak düşünmeyelim bütün sektörlerde genel olarak olağanüstü bir maliyet artışı söz konusu.

Hem Beyza Piliç hem de Hamza Efendi Baklavaları olarak kaç kişiye istihdam sağlıyorsunuz?

Ana firmamız olan Akyem AŞ.  olarak Türkiye’de İstanbul Sanayi Odasının açıkladığı “Türkiye’nin En Büyük Sanayi Kuruluşu” listesine göre yaklaşık olarak 2021 yılı itibariyle Türkiye’nin en büyük 315. Firması olarak yer aldık. İhracatta da Türkiye’de yine ilk 250 firması içerisindeyiz. Hatay- Adana -Mersin -Kahramanmaraş –Osmaniye- Gaziantep ve Kilis vilayetlerinde birebir tüketiciye hizmet götürüyoruz. Bu noktada firmamız faaliyetlerini ve çabalarını bu topluma bu toprağa olan bir sorumluluğumuz olarak değerlendiriyoruz. Değerlerimizin de öğretileri bu şekildedir. Beyza’nın üretim tarafı ile tüketim tarafı bir bütündür. Üretici, tüketiciye hizmet ettiği sürece vardır. Dolayısıyla da toplumun önemli bir kesimini karşı bir sorumluluk bilincindeyiz.

En az 10 karakter gerekli


HIZLI YORUM YAP
300x250r
300x250r