DOLAR 33,1952 -0.11%
EURO 36,0226 -0.6%
ALTIN 2.548,96-1,98
BITCOIN 22041160,36%
Hatay
30°

AÇIK

02:00

İMSAK'A KALAN SÜRE

GÜNEŞ YÜZÜNÜ İYİCE GÖSTERDİ

GÜNEŞ YÜZÜNÜ İYİCE GÖSTERDİ

ABONE OL
5 Temmuz 2022 11:41
GÜNEŞ YÜZÜNÜ İYİCE GÖSTERDİ
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Yaz ayların gelmesiyle soğuk havaların etkisinden kurtulup kendimizi sokaklara attığımız bu günlerde en çok dikkat etmemiz gereken konulardan bir tanesi ısı ve ışık kaynağımız olan güneş ve güneş ışınlarının sağlıkla olan ilişkisidir.

Güneş ve ışınlarının faydaları: Sağladığı ısı ve ışık sayesinde anti bakteriyel özelliğe sahip olan güneş ışınları zararlı bakterilerin yerleşmesini ve mevcudiyetini engellemektedir. Yine vazgeçilmez bir özelliği de kemik gelişimimiz de önemli olan D vitamini sentezini artırmasıdır. Ana D vitamini kaynağı güneş ışınlarından özellikle UVB olmakla birlikte; içerdiği süt, yoğurt, ekmek, tahıllar, balık, et, peynir ve yumurta da D vitamini içeren gıdalardır. D vitamini vücutta; kemik oluşumunu, büyümesini ve onarım için gerekli olan kalsiyum ve fosfatın kanda yeterli düzeyde kalmasını sağlar. İnce bağırsaktan kalsiyum emilimini arttırır ayrıca vücudun savunma sisteminde görev alır. Özellikle çocukluk döneminde yeterli ve doğru oranda maruz kalınan güneş ışınları kemik gelişimini güçlendirmektedir.

Ancak tüm bu faydaları içeren temel hayat kaynağımız güneş, ozon tabakasının incelmesiyle birlikte artık insanlar için bir tehlike unsuru haline gelmeye başlamıştır. Eskiden, yeryüzüne sadece A ve B ultraviyole radyasyonu ulaşırken artık C ultraviyole radyasyonu da ulaşmaya başlamıştır. Ultraviyole C ışınlarıtamamına yakını ozon tabakası tarafından tutulan en zararlı ışın türüdür. UV ışığı, cilde en çok zarar veren ve uzun süre maruz kalınmasıyla cilt kanserine neden olan radyasyon türüdür. Güneşten yayılan ışınlar ve bu ışınlarla taşınan ısı enerjisinin % 50’si yeryüzüne ulaşır.UV ışınlar insan sağlığı üzerine olan zararlı etkilerini daha çok deri hücrelerini ve göz dokusunu etkileyerek gösterirler.

Güneş ışınlarının cilt üzerinde zararlı etkileri: Pırıl pırıl bir güneş altında kumsalda vakit geçirmek ve cildimizin bronzlaşması kendimizi iyi hissettirir. Ancak güneş ışınlarının zararlı etkilerinin de olduğu bilinmelidir. Cildinizin uzun süre güneş altında kalması nedeniyle güneşin ultraviyole A ve B ışınlarının deri hücrelerini yakması ve hasara uğratması olarak tanımlanan güneş yanığı oluşabilir. UV ışınlar cildin genetik yapısına (DNA) zarar vererek  cildin daha ince güçsüz, pürüzlü ve kırışıklıklarla dolu olmasına hatta cilt kanserine neden olmaktadır. Deri kırışıklıklarının %80’inden fazlası özellikle gençlik döneminde uzun süre güneş ışığına maruz kalan cildin yıpranması sebebiyle olmaktadır..Ciltte mevcut benlerde görülen değişiklikler ve sayısında artış cilt kanseri habercisi olabilir. Güneş ışınları melanin pigmenti birikimine neden olarak çil oluşumuna da yol açabilmektedir. Güneş ışınlarının etkisinin güçlü olduğu 11.00-16.00 saatleri arasında güneş ışınlarından kaçınılmalı ve bu saatlerde uzun süre güneş altında kalınmamalıdır. Güneşe çıkmadan 30 dakika önce cildi UVA ve UVB ye karşı korumalı, uygun koruyucu bir güneş kremi sürülmelidir. Güneşlenme sonrasında oluşabilecek güneş yanıklarında kesinlikle yoğurt ve benzeri maddeler sürülmemeli, bu durumda soğuk kompres uygulaması yapılmalı ve bir hekime başvurulmalıdır.

“GÜNEŞ IŞINLARI KALICI GÖRME HASARI OLUŞTURUR”

 Güneş ışınlarının göz üzerinde zararlı etkileri: UV radyasyonunun %99’unun gözlerin önü tarafından emilmesi sebebiyle, gözlerde bulanık görmeye, tahrişe, kızarıklığa, yaşarmaya, geçici görme kaybına ve bazı vakalarda körlüğe yol açabilir. Gözlerde ağrılı kızarıklıklar olması durumunda soğuk kompres yapılmalı ve bir hekime başvurulmalıdır.Özellikle genç insanların gözlerini korumaya ihtiyaçları var. Kenarlı bir şapka giymek, UV radyasyonunu absorbe eden bir güneş gözlüğü takmak gibi basit, güvenli ve pahalı olmayan yöntemlerle bu korunma sağlanabilir.

Güneş ışınlarının vücut üzerinde zararlı etkileri: İnsan vücudunun yaşam formülü olarak da bilinen metabolizma döngüsünün  sağlıklı olarak işleyebileceği  vücut iç sıcaklığı 37 santigrad derece civarındadır.Sıcağa maruz kalma bağlı olarak vücut iç sıcaklık değişikliği sonucu gelişen tehlikeleri, hayatı tehdit edebilirlikleri bakımından üç ana grupta ele alabiliriz.

Sıcak Krampları: Aşırı egzersizden sonra  ve çoğunlukla bacak kaslarında ağrılı kramplar şeklinde kendini gösterir. Vücudun su-tuz dağılım dengesi bozulmuştur.

Sıcak Bitkinliği veya Baygınlığı: Aşırı sıcağa maruz kalma sonucu en sık karşılaşılan rahatsızlıktır. Aşırı terleme sonucu su-tuz kaybı ve sonuçta kan hacminin azalmasıyla oluşmaktadır. Nadirde olsa kan hacminin azlığıyla seyreden şok tipi gelişebilir. Cilt soğuk-nemli ve yüz gri- soluktur. Baş dönmesi, göz kararması, çarpıntı ve bayılma hissi görülebilir, baş ağrısı ve bulantı eşlik edebilir. Hastanın ateşi çoğunlukla normal veya biraz yüksektir.

Sıcak Çarpması: Aşırı sıcağa maruz kalmanın, en az görülen ve en dramatik sonucudur. Sıcak ortamda uzun süre kalındığında, ağır iş veya spor yapıldığında Sıcak çarpması oluşabilir. Sıcak çarpmalarında vücut ısısı 40 santigrad derecenin üzerine çıkar, metabolizma durur ve hızlı doku zararı gelişir. Belirtileri yüksek ateş, çarpıntı, hızlı solunum, ciltte sıcaklık ve kırmızılık, hastanın hareketlerinde azalma veya garip davranışlar, şiddetli başağrısı, bulantı, kusma ve tedavi edilmeyen hastalarda şuur kaybı şeklindedir. Nadir de olsa ölüm görülebilir. Uygulanması gereken önlemler: Sıcak Kramplarında hastayı dinlendiriniz böylece bacaklarındaki kramplar geçecektir. Sıcak krampları uzun süre devam etmezler ve kalıcı bozukluk yapmazlar. Aşırı egzersizle yeniden ortaya çıkabilirler. Sıcak bitkinliği ve çarpması düşünülen bir hasta serin bir yere yatırılmalıdır. Baş, koltuk altı ve kasıklar gibi kıvrım yerlerine buzlu su ile kompresler koyulmalı ve bunlar sık sık değiştirilmeli, kusması yok ve içebiliyorsa soğuk su içirilmeli ve en kısa zamanda bir sağlık merkezine götürülmelidir

En az 10 karakter gerekli


HIZLI YORUM YAP
300x250r
300x250r