DOLAR 32,2967 0.18%
EURO 34,9354 0.21%
ALTIN 2.421,430,01
BITCOIN 2183900-1,04%
Hatay
16°

AZ BULUTLU

02:00

İMSAK'A KALAN SÜRE

HATAY’IN TARİHİNİ YAŞAYAN –YAŞATAN MÜZE

HATAY’IN TARİHİNİ YAŞAYAN –YAŞATAN MÜZE

ABONE OL
4 Temmuz 2022 12:15
HATAY’IN TARİHİNİ YAŞAYAN –YAŞATAN MÜZE
1

BEĞENDİM

ABONE OL

HATAY ARKEOLOJİ MÜZESİ

Müze Müdiresi Ayşe Ersoy’un Kaleminden;

HATAY Antik Çağdaki adıyla ANTİOKHEİA. Tarihte 3 krallığa başkentlik yapmış, Roma İmparatorluk Çağı’nda dünyanın en önemli Metropolis kentlerinden biri. Geç Antik Çağ’da  Roma, İskenderiye, Konstantinapolis  ile birlikte dört büyük şehirden biri.

      Ünlü Romalı bilgin Çiçero Antiokhaia’dan “eskinin şanlı ve varlıklı kenti. Eğitilmiş insanların ve özgür bilimlerin yurdu ” diye bahseder.  

     Kent M.Ö. 300 yıllarında Büyük İskender’in komutanlarından Seleukos I. Nikator tarafından babasının adına izafeten “Antiocheia” adıyla Silpius Dağı’nın  (Habib-i Neccar Dağı)  yamaçları ve Asi Nehri arasına kurulmuş. Günümüzde büyük bir Antik kentin kalıntıları tamamen modern yerleşim altında kalmış. Kentten şehir surları, hipodrom ve bir tapınağın kalıntıları dışında ayakta hiçbir kalıntı yok.

     Hatay ve çevresi prehistorik dönemlerden günümüze kadar doğunun batıya açılan bir kapısı görevini üstlenmiş, verimli toprakları, iklimi, zengin su kaynakları bereketli topraklarını sulayan Asi Nehri nedeniyle medeniyetlerin beşiği olmuştur.

“Dünyanın En Büyük Mozaik Müzesi”

      Topraklarında yaşamış medeniyetlerle tanışmak,  izlerini yaşamak, görmek,  tarihini öğrenmek için HATAY ARKEOLOJİ MÜZESİNE” yapacağınız bir gezi  sizleri o günlere taşıyacaktır. 2014 yılında yeni yerinde ziyarete açılan  Müze 10.000 m2’lik sergileme alanıyla dünyanın en prestijli müzelerinden. 3500 m2’lik mozaik repertuarıyla dünyanın en büyük mozaik koleksiyonuna sahip.

    Eserleriyle topraklarında hüküm sürmüş Mukiş Krallığı’nı, Unki-Patina Geç Hitit Krallığını,  mozaikleriyle  Antiokheia(Antakya), Daphne (Defne), Seleukeia Pieria (Samandağ),  Epiphaneia (Erzin) Aleksandrea (İskenderun) ve Rhosus (Arsuz) Antik kentlerini günümüzde yaşatmak görevini üstlenmiş Hatay Arkeoloji Müzesi. Müze Hatay’ın Paleolitik Çağdan Osmanlı Dönemi’ne kadar yaşadığı tarihsel süreci bir kronoloji çerçevesinde sunan bir müze.

“Müzeden Detaylar”

      Hatay Müzesi’nde tarihe yolculuğa “Üçağızlı Mağarası” ile başlıyoruz.

      Binlerce yıl mağaralarda yaşayan insanların ovalara su kenarlarına inip ilk köysel yerleşimlerini kurduğu Neolitik-Kalkolitik çağlara ait bölge yaşamını anlatan  “Amik Salonu’nda” Amik Ovası’nda yer alan 400 höyükten kazısı yapılmış Tell Kurdu, Şeyh Höyük kazıları buluntuları, mühürleri, mutfak kaplarını görüp salonda siz ziyaretçilerin en ilgi gösterdiği vitrinde sergilenen sivri kafataslarının neden deformasyona uğratıldığı hakkında bilgi edinebilirsiniz.

Taş döşeli bir avlu etrafında sergilenen Aççana Höyük,  M.Ö 2000-1300 yıllarda Orta ve Geç Tunç Çağı’nda Doğu Akdeniz’de hüküm süren Mukiş Krallığı’nın başkentidir. Antik adı Alalah  olan başkenti yansıtmak amacıyla kazılarda bulunmuş sarayın ön cephesi orijinal plan  yapısı ve ölçülerine sadık kalınarak daha küçük ölçekte 80 yıllık kerpiçler kullanılarak canlandırılmıştır.

Diğer bir vitrinde sergilenen ve saray deposunda bulunmuş Mısır, Kıbrıs ve Fenike eserleri krallığın diğer ülkelerle yaptığı deniz ticaretinin boyutunu ve Bölgenin bir ticaret merkezi olduğunun göstergesidir.

Avluya açılan diğer önemli bir sergileme alanı Tell Tayinat sergi salonudur. Tell Tayinat Reyhanlı yolu üzerinde Tell Aççana yerleşmesine 800 m. uzaklıkta Geç Hittiler dönemine ait Patina-Unki krallığının başkenti olan Kunula’nın  yerleşim sahasıdır. Sergileme, Tell_Tayinat’ta ortaya çıkarılmış   çift aslanlı kaidelerin taşıdığı ahşap sütunlarla bit-hilani tarzında yine duvarlarında 80 yıllık kerpiç kullanılarak canlandırılmıştır. Bugüne kadar başkentte yapılan kazılarda ortaya çıkarılan eserler vitrinlerde sergilenmektedir. Çivi yazılı büyük bir pişmiş toprak tablet  “Esarhadon’un Veraset Antlaşması” olup  krallığın Asur’un egemenliğini tanıması açısından önemlidir.

Avluda sergilenen “Şuppiluliuma Heykeli” Tell Tayinat kazılarında bulunmuş bazalttan yapılmış çok önemli bir heykeldir. M.Ö.9.yüzyılın başına tarihlenir. Hitiçede Şuppi-saf luli-kaynak anlamına gelmekte olup isim saf-temiz kaynaklı demektir. 1.5 m. yüksekliğinde 1.5 ton ağırlığındaki heykelin  bir elinde buğday başağı bir elinde hançer  vardır. Buğday başağı bolluğu-bereketi, hançer savaşı ve gücü simgeler. Sırtında yazan hiyeroglif yazıtta Kralın yaptığı işler ve kendini anlatan biyograf yası yer almaktadır.

Bu salondan sonra gelen “Höyükler Salonunda” bugüne kadar Hatay ve çevresinde kazıları yapılmış Cüdeyde, Akrad, Çatalhöyük, Al mina, Sabuniye ve Kinet Höyük yerleşimlerine ait eserler sergilenmiştir.

Selevkoslar Salonunda büyük İskender ile Pers Kralı III. Darius’un Erzin Antik kenti yakınlarında yaptığı savaşı anlatan belgesel film eşliğinde Helenistik döneme ait eserleri ve heykelleri görürsünüz.

Bu salondan sonra gelen “Mitoloji Salonu” nda, Roma’nın hakimiyetine giren bölgenin pagan inancına dair Zeus, Ares, Hades gibi  Tanrı ve Tanrıçalarının  heykelleri ile tanışırsınız.

VE MOZAİKLER ….

 Hatay dendiğinde tüm dünyada ve Anadolu’da  ilk akla gelen ve görsel şölen yanında Hatay’ın tarihine ışık tutan mozaikler. Tüm ziyaretçilerin tanışmak için sabırsızlandığı mozaikler. Hepsi yaşayan bir belge niteliğinde. Antiokheia, Daphne, Seleukeia Pierra, Epiphaneia Antik Kentlerini günümüzde yaşatan mozaikler. Döneminde güç, gösteriş, statü göstergesi olarak  Roma evlerinin, hamamların, agoraların, paleastraların tabanlarını süsleyen mozaikler o dönemin mitolojisini, mimarisini de günümüze taşıyor.

Ziyaretçiyi bu salonda karşılayan ilk mozaik ”Akşam Sofrası/Büfe Mozaiği” dir. Harbiye/Daphne/Antik Kenti’nde 1937-1938 kazılarında bulunmuştur. Adını bir Roma Evi’nin triclinium-yemek salonunda yer alan sigma formlu bir masa üzerindeki akşam yemeğinden almaktadır. Masa üzerinde ziyafet sahnesini içeren gümüş tepside yumurtalıklarla servis edilen yumurtalar, enginar, karides, balık ve kapaklı kaplar içerisinde et ve tavuk yemekleri ve günümüzde halen form olarak kullanılan çiçek ekmekler o dönemde de Antakya’nın gastronomi alanında önemli bir kent olduğunu göstermektedir.

2013 yılında Antakya merkezde teleferik inşaatı sırasında bulunmuş “İSKELET MOZAİĞİ”  neredeyse Hatay ve Hatay’ın simgesi haline gelmiştir

Antakya’nın Narlıca Mahallesi’nde Apolasius Hamamı’nın frigidarium-soğukluk bölümünde 1930 yılında bulunmuş mozaik bir hamama ait olması açısından önem taşımaktadır. Mozaiğin merkezinde betimlenen kadın figürünün başının iki yanında yer alan Eski Yunanca harflerle kurtarıcı anlamına gelen “SOTERİA” yazısından dolayı, mozaiğe bu ad verilmiştir. Mozaiğin merkezinde yer alan Soteria başında, altın defne yapraklarından oluşan bir çelenk ve zengin takılarla oldukça süslü olarak betimlenmiştir.

“Tarihin İzlerinde Ölüm”

       Müzede önemli bir salon olan “ Lahitler Salonunda” Ünlü düşünür Seneca’nın ölüm ve yaşamla ile ilgili ünlü bir sözü sizi karşılar “ÖLÜM HER ŞEYİ EŞİT KILAR”. Aslında ziyaretçilerimize İskelet Mozaiği gibi bu salonda yaşamın kısa ve geçici olduğunu yaşamın sonunun mezarlar olduğu lahitlerle anlatılmaktadır. Antiokheia ve diğer antik kentlere ait ölü kültü ve ölü gömme gelenekleri bu salonda lahitlerle, pişmiş topraktan yapılmış dikdörtgen mezarlarla, urnelerle, ostoteklerle ve mezar stelleri ile  bir nekropol alanı gibi tasarlanarak ziyaretçiye  anlatılmıştır. Bu salondan sonra 1993 yılında yapılan bir temel kazısı sırasında tesadüfen bulunan  “ANTAKYA LAHDİ” mutlaka görmeniz gereken ender lahitlerden birisidir.

Müzenin en son salonlarından olan “Hazine’’ salonunda Hatay ve çevresinin ticari hayatına dair sikkeleri, mühürleri, altın, gümüş ve bronzdan yapılmış takılarını

Müzenin son bölümü Ortaçağ ve İslami eserlere ayrılmıştır. Bu bölümde geleneksel Antakya evlerine ait müzeye taşınmış iki adet 18. yüzyıl taş Antakya Evi kapı cephesi görülmeye değerdir. Ortaçağ ve İslami dönemlere ait ünik eserler vitrinlerde ve salon içerisinde sergilenmekte olup bu salona ayrıca bölgede Osmanlı mimarisini yansıtan dört yapının maketi konulmuştur. Yapı maketleri Habib-i Neccar Camii, Sokullu Mehmet Paşa Külliyesi, Kanuni Sultan Süleyman Külliyesi ve Bayezid-i Bestami Makamı olup ziyaretçinin Hatay’ın halen ayakta ve ziyarete açık olan 4 önemli taşınmaz kültür varlığını ziyaret etmesi amaçlanmıştır. 

“Mutlaka Görmelisin”

 Çağdaş müzecilik anlayışıyla “Yaşayan-yaşatan” bir müze olarak hizmet veren “Hatay Arkeoloji Müzesi”  herkesin “mutlaka görmelisin” listesine eklenmesi gereken bir Müze. 10.000 m2’lik sergileme alanıyla dünyanın en prestijli müzeleri arasında gösterilen ve mozaik koleksiyonu açısından dünya birincisi olan Hatay Arkeoloji Müzesi’ni gezip-görmeniz için en az iki gününüzü ayırmanız gerekir. Ziyaretinizde sergilenen eserleriyle, mozaikleriyle, canlandırmalarıyla bölgede hüküm sürmüş Medeniyetlerin yanında Antik Antiokheia(Antakya), Daphne (Defne), Seleukeia Pieria (Samandağ),  Epiphaneia (Erzin) Aleksandrea (İskenderun) ve Rhosus (Arsuz) Antik kentlerini yaşarken   döndüğünüzde dostlarınıza, arkadaşlarınıza ve çocuklarınıza  “mutlaka görün” diyebileceğiniz  bir müze olacak “Hatay Arkeoloji Müzesi.”

En az 10 karakter gerekli


HIZLI YORUM YAP
300x250r
300x250r