DOLAR 32,2942 0.15%
EURO 34,9550 0.23%
ALTIN 2.425,840,19
BITCOIN 2184209-0,81%
Hatay
16°

AZ BULUTLU

03:33

İMSAK'A KALAN SÜRE

MHP’DE KADIN

MHP’DE KADIN

ABONE OL
26 Mart 2022 13:38
MHP’DE KADIN
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Milliyetçi Hareket Partisi İl Kadın Kolları Başkanı Dilek Demirdöven ile siyasette kadın olmak başlığı ile yürüttükleri siyasi çalışmalar hakkında bilgi aldık.

Ayrıca, kısa süre önce isim değişikliğine giden siyasi parti de yeni isim Kadın, Aile ve Engellilerden Sorumlu Komisyon Başkanlığı kısa adıyla ise KAÇEP oldu.

İşte röportajdan detayalar;

Gün geçtikçe birçok kadınımız Şiddete maruz kalıyor, cinsel istismara uğruyor. Evinden çıkamaz, içine kapandığı için de kimseyle konuşamaz hale geliyor.  Bu tür kadınlarımızı topluma geri kazandırmak için parti olarak yaptığınız çalışmalar var mı?

Milliyetçi Hareket Partisi İl Kadın Kolları Başkanlığı olarak şiddete maruz kalan ve kendini toplumdan soyutlayan kadınlarımız için bizler öncelikle hemcinslerimizin her daim yanında olacağımızı ifade etmek istiyoruz.

İlk hedef olarak;

*Polis/jandarma karakolu

*Alo Sosyal Destek Hattı

*Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlükleri

*Belediyelerin Kadın Danışma Merkezleri’nden destek isteyerek kadınlarımızın topluma kazandırılmasını sağlamaya çalışıyoruz. Kadınlarımızın özellikle geleceğe nesiller yetiştireceği göz önüne alınarak, şiddet hakkında bilgi ve çözüm yolları düşünmesine yardımcı olmamız, tercihi ve şartların uygunluğuna göre de istihdam oluşturmaya özen göstermeliyiz.

Bu konuda Genel Başkan Yardımcımız Sayın Pelin Yılık Hanımefendi geçtiğimiz günlerde, şiddetin anatomisi ve kadına yönelik şiddetin inceleme raporu adını verdikleri çalışmanın bilgilendirmesi amacıyla düzenlenen basın toplantısında, “Kadına yönelik şiddet, toplumsal bir sorun olarak ele alınıp, devletimizin ve toplumumuzun tüm organlarının aktif katılımıyla toplumsal bir farkındalık ile çözülebilecektir.” diyerek açıklamalarda bulundu.

Son zamanlarda artan kadın cinayetleri ile ilgili düşünceleriniz nedir?

MHP, yaşanan kadın cinayetleri konusunda kalıcı ve yönlendirici bir işlevi yerine getirmektedir. “Kadın, aile, çocuk ve engelli” meselesi de MHP’nin sahiplenerek, örnek girişimler yaptığı bir alandır. Birçok siyasi partimizin konuşmaktan bile imtina ettiği veya küresel sistemin dayattığı boyutları ile istismara yeltendiği bu alan, MHP’nin kurumsallaştırdığı bir alandır. Sayın Devlet Bahçeli Beyefendi’nin de dediği gibi öncelikle Mecliste idam tartışılmalı ve caydırıcı cezalar artırılmalıdır. Kadınlara yönelik şiddet ve cinayet vakalarının artış göstermesi toplumsal huzuru bozmaktadır. Bunun önüne mutlaka geçmeliyiz. Suç ve suçluyla mücadeleyi çok boyutlu sürdürmeliyiz. Şiddetin kaynaklarını doğru tespitle birlikte isabetli teşhislerle kanayan yarayı durdurmalıyız. Kadınlarımız güvenli değilse hiçbirimiz huzur ve sükûnet bulamayız.

Şiddete karşı yalnızca kanuni tedbirin değil, ahlaki, manevi, ekonomik, sosyolojik ve psikolojik önerilerin de alınması gerekmektedir. Sorumluluk önce tabi ki biz ebeveynlerde başlar. Bizler topluma örnek alınacak evlatlar yetiştirmeye, örf ve adetlerimizi öğretmekle mükellefiz. Dileğimiz odur ki; cinayetlerin azalması değil, toplumun tamamen kadın cinayetlerini konuşmuyor olmasıdır.

Kadın haklarının tam anlatılmaması birçok kadının bu haklardan habersiz olduğunu düşünenlerdenim. Özellikle kadın cinayetleri ve maruz kalınan birçok noktada yaptırımların yeterli olduğunu düşünüyor musunuz?

Son 10 yılda kadına karşı şiddet 3 katına çıkmıştır. Aslına bakarsanız kadına şiddet olarak değil de genel olarak toplumsal bir şiddet söz konusudur. İnsanlar toplumsal sorunlar ve krizlerden kaynaklı olarak şiddet eğilimi göstermektedir. Şiddetin özellikle kadına, çocuğa, yaşlıya ve hayvanlara karşı uygulanması çok yüksek oranlardadır. Bunun nedeni ise Türk toplumundaki ataerkil yapıdan kaynaklanmaktadır. Ataerkil toplumlarda erkekler söz sahibi ve sorumluluk sahibi olarak gösterilmektedir. Tabi erkekler de söz sahibi olmak ve sorumluluk sahibi olduklarını düşündüklerinden kaynaklı olarak şiddet uygulama hakkını da kendilerinde bulunduklarını zannediyor. Eski dönemlerde, sanayileşmenin olmadığı dönemlerde diyelim; erkekler çalışarak evin ihtiyacını karşılıyor, buna karşılık kadınlar da bu ihtiyaçlar ile evin yemeğini yapıyor, temizliğini yapıyor ve çocuklara bakıyordu. Kadın ve erkeğin fiziksel özellikleri bir olmadığı için bu dönemlerde erkeklerin evin ihtiyaçlarını karşılaması çok normaldi. Fakat günümüzde sanayileşmenin gelişmesi ile birlikte kadın ve erkek eşit şekilde iş hayatında aktif hale gelmiştir. Ataerkil yapı artık kadın ve erkeğin eşit hak ve özgürlüklere sahip olması şeklinde değil midir?

Gelelim sorunuza; toplumda şiddetin sebebi yine dediğim gibi Ataerkil yapıdan kaynaklıdır ama artık ataerkil yapı kalmamıştır. Kadınların da iş hayatında aktif olması ve işlerin devamlılığını sağlamakta, evin ihtiyaçlarını karşılamaktadır. Kadınlar, kendilerinde ki cevheri görüp iş ve işlemlere katılma oranını fazlalaştırmaları gerekmektedir.

6284 Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanunda, kadının şiddet mağduru olması durumunda devlet kadını koruma altına almaktadır. Kadınların 6284 sayılı kanun hakkında bilgilendirilmesi ve şiddet mağduru oldukları durumlarda, şiddet gösterenin yanına geri gönderilmediğini bilerek güven içinde kolluk kuvvetlerine gidebileceği konusunda bilgilendirilmesi gerekmektedir. Kadınlar şiddete uğradıktan sonra nasıl olsa beni yine şiddet uygulayanın yanına gönderecekler diyerek kolluk kuvvetlerine başvurmuyorlar. Ama şiddet mağduru oldukları zaman kolluk kuvvetlerine giderek şiddet mağduru olduğunu ve 6284 sayılı kanundan yararlanmak istediğini beyan etmesi halinde; hem koruma altına alınıyor hem de çocukları varsa onlar da kadınla birlikte koruma altına alınmaktadır. Yani kadınlarımızın bilgilendirilmesi ve haklarından haberleri olması gerekmektedir.

Mecliste uygulanan kadın KOTASI’nı nasıl değerlendiriyorsunuz?

Türkiye Büyük Millet Meclisinde kadın kotası %17.1 de kalmakla beraber 27. Dönem Genel seçimlerinde mecliste 103 kadın milletvekili seçilerek bu dönemde milletvekillerinin temsil oranı yükseldi. Türkiye’de AK Parti ve MHP’de cinsiyet kotası uygulamazken, CHP’de yüzde 33, İYİ Parti’de ise yüzde 25 oranında cinsiyet kotası uygulanıyor.   

Bu sonuç itibariyle bizim için onur ve gurur kaynağı Milliyetçi Hareket Partisi tüzüğünde kadın kotası uygulanmıyor olması kadın ve erkeği eşit kılıyor. “Kadın kadının kurdu değil, yurdudur” bilinciyle tek yapmamız gereken her bir kadına ulaşmak ve siyasi hayatına yön çizmesinde destek vermektir.

Kadınların siyasete bakış açısı nasıl?

Türkiye nüfusunun yüzde 50.1’i erkek iken yüzde 49.9’u kadınlardan oluşmaktadır. Bu demek oluyor ki ülkemizde seçmen nüfusunun yüzde ellisini kadınlar oluşturmaktadır. Türk kadını 3 Nisan 1930’da belediye seçimlerine, 1933’de muhtarlık seçimlerine katılma hakkını kazanmış, 5 Aralık 1934 tarihinde de milletvekili seçme ve seçilme hakkını elde etmişlerdir.

Bence kendine güvenen istikrarlı her kadın siyaset yapabilme gücüne sahiptir. Lakin küçük yaşta evlilikler, psikolojik, fiziksel ve ruhsal şiddet, maddi ve manevi sıkıntılar birçok kadını siyaseten uzaklaştırıyor ve korkutuyor. Oysaki Türk kadınına verilen her fırsatta başarılara imza atacağından hiç şüphemiz yoktur. Mesela ilk kadın askeri pilot Sabiha Gökçen; ilk kadın başbakan Tansu Çiller, Dünya dalış rekortmeni Şahika Ercüment, 2016 Rio Olimpiyatlarında madalyalar kazanan Nur Tatar ve niceleri… Ve konuya nokta diyebileceğimiz ifadeler; DEVLET BAHÇELİ :”Kadın ailedir, kadın annedir, kadın vatandır, kadın ülkedir, kadın gelecektir, kadın gelecek nesillerin teminatıdır.

İl Bilge Hatun’a bakınız bunu görürsünüz.

Hayme Ana’ya bakınız aynısını görürsünüz.

Kahraman Türk kadınına bakınız buna şahitlik edersiniz.”

Hatay merkezde ve ilçelerde yaşayan kadınların kırsal kesimlerde yaşayan kadınlara nazaran daha aktif rol oynadığını görüyoruz. Kırsalda yaşayan kadınların aktif siyasete kazandırılması için ne tür çalışmalar yapıyorsunuz?

Merkez ilçede yaşayan kadınların kırsal kesimde yaşayanlardan evet daha aktif lakin ilçelerde yaşayan kadınlar daha çok tarım ve hayvancılık ile uğraştıkları için emeklerinin Türkiye ve Milletimiz açısından ne kadar kıymetli olduğunu bilmemiz gerekir. Dünyanın hiçbir yerinde, hiçbir milletinde, Anadolu köylü kadınının üstünde kadın mesaisi zikretmek imkânı yoktur. Ata’mızın dediği gibi dünyada hiçbir milletin kadını “Ben Anadolu kadınından daha fazla çalıştım, milletimi kurtuluşa ve zafere götürmekte Anadolu kadını kadar emek verdim” diyemez. Seçim çalışmalarımızda görüyoruz ilçelerde, köylerde inanın ki bizlerle o kadar güzel siyaset yapıyorlar ve bizlere fazlasıyla destek oluyorlar.

Tabi biz bundan fazlasını istiyoruz bunun içinde her ziyaret ve istişaremizde aday olma konusunda önce muhtarlıklar sonra tüm aday listelerinde kadınlarımızın da olması gerektiğini düşünüyoruz.

Siyasette kadın olmanın zorlukları nelerdir? Kadınların yönetimde daha aktif rol üstlenmeleri için neler yapılabilir?

Siyaset cinsiyet değil, şahsiyet meselesidir bence…

Şahsiyet sahibi her insan tüm siyasi partilerde siyaseti çok rahatlıkla yapabilir. Bana göre zorlukları sadece ana babanıza, eşimize evlatlarımıza ayıracak zamanın kısıtlı olmasıdır. Bir önemli faktör ise rol model olmak ve bu sayede kadınlarımızın siyasete atılımlarının çoğalmasını sağlamaktadır. Toplumun her alanında bulunan fakat çoğu zaman emekleri, varlıkları görünmez kılınan kadınların siyasette temsili elbette ki yetersiz. Toplumun farklı kesimlerinden cinsiyet ayrımcılığına uğrayan kadınların Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde yeterince temsil edilmediği aşikârdır.

Kadınların siyasetin her alanında yer almasını ve özellikle kamu kurumlarında, yönetim kademelerinde, yerel yönetimlerde yer almalarına destek vererek sözcüleri olmalıyız.

Hatay’da Kadın Kolları olarak ne tür çalışmalar yapıyorsunuz?

Hatay Sevdamız… Hatay’da MHP KAÇEP olarak hedefimiz gelecek seçimler değil, gelecek nesillerdir.

Türk kadınına verilen her görev ve sorumluluk şuuru ile kadına ayrılan özel birkaç günde kadınlarımızı hatırlamak yerine, her daim elini sıkmadığımız, gönlünü kazanmadığımız hanımefendi kalmayacak. Bu düşünce ile çalışmalarımızı kadın dernek ziyaretleri, halk eğitim merkezlerinde el sanatları, evinde kendi ürettiği ürün ya da gıda satışında bulunanlara destek, kadın esnaf ziyaretleri, kadın hayatı ve yaşantısında bilgilendirme semineri düzenleyerek kadınların önce üretmede sonra siyaset alanında aktif olmaları için elimizden geleni yapmaya çalışıyoruz.

İnanıyorum ki Türkiye’nin geleceği kadınlarımızın üstleneceği yapıcı role, verecekleri çalışmalara bağlıdır.

(Üç Siyasi Parti Kadın Kolları Başkanları ile ortak röportaj)

En az 10 karakter gerekli


HIZLI YORUM YAP
300x250r
300x250r