DOLAR 31,1522 0.01%
EURO 33,8190 -0.03%
ALTIN 2.033,080,02
BITCOIN 17743074,28%
Hatay

AÇIK

02:00

İMSAK'A KALAN SÜRE

SİYASET, SİYASİ MÜCADELELER VE LİDERLİK!

SİYASET, SİYASİ MÜCADELELER VE LİDERLİK!

ABONE OL
28 Eylül 2023 00:37
SİYASET, SİYASİ MÜCADELELER VE LİDERLİK!
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Bugünkü yazımın içeriği, siyaset ve siyasi mücadeleler olacak.  Peki, nedir Siyaset ve siyasi mücadele?

               Bence siyasi mücadele; bir kalp titremesi, vicdan sızısı ile başlıyor..

               Bir an düşünelim: Bombalanmış bir memleket, şehirler ve enkazların altından çıkartılan bebekler, masum insanlar… Burada elbette ki kalplerimizle, halet-i ruhiyemizle buğz etmekten başka bir şey yapabiliyor muyuz?

                Gazze’de, Halep’te, İdlip’te, Ukrayna’da ve dünyanın dört bir tarafında savaşların, acımasız bombaların etkisiyle hastanelerde inim inim inleyen çocukları, anlamsız hırslar ve menfaatler uğruna şehit düşen yiğitlerimizi, şöyle birazcık düşündüğümüzde vicdanımız sızlıyor değil mi?

               Ama sadece dilimizle tepki gösterebiliyoruz. Bu kadar!

               Geçmişe gittiğimiz zaman, kılık kıyafetlerinden dolayı, inançlarından dolayı okul kapılarından içeri alınmayan, okuldan atılan kız çocuklarını, ana dilini konuşamadığından,  cezaevinde evlatları ile görüştürülmeyen, yasaklanan anneleri hatıra getirdiğimiz zaman, içimiz, vicdanımız cız ediyor değil mi? O tür dışlayıcı, ötekileştirici, kamplaştırıcı, kendi milletinin bir kısmını dışlayıcı anlayışı kınıyor ve garipsiyoruz değil mi?

               Tabi bunların benzerlerini çoğaltabiliriz…

                Peki, neler yapılabilir?  İnsanlığın huzuru için; zulüm ateşini söndürebilmek için Hz. İbrahim Peygamberin (as) ateşine su götüren karınca misali yollara düşmek isteriz değil mi? İşte bu cümleden itibaren siyaseti anlatmaya başlayalım..

               Siyaset dertlenmektir, sorumluluktur,  bu şuurla hareket etmektir. Eğer bir yerde zulüm varsa ve onun için ne yapabileceğin derdine düşmüşsen, aynı duyguyu dünyada olup biten tüm sıkıntılarda hissediyorsun ve hissedeceksin demektir.

               Kanaatimce zalim; aslında dünya değildir, asıl zalim, dünyayı yönettiğini zanneden yönetenlerdir! İnsanlığı, menfaatleri uğruna imkânsızlığa, sefalete, perişanlığa mahkûm eden hâkim güçlerdir.

               İşte sorumluluk şuuruyla hareket eden her birey, mağduriyetleri, mazlumiyetleri, mahrumiyeti gördüğü, yaşadığı her ortam ve zeminde bir şeyler yapmanın sancısıyla kıvranır ve devamlı bu konuda çalışmalar yapar.

               Peki, bunu yaptıracak mekanizma, araç nedir? El cevap: “Siyaset”.

               Siyaset, bizim inancımızda, doğruları söyleyip önermek, yanlışları görüp, onlara fren olmaktır.

               Siyaset; hakkı, hakkaniyeti, şefkatli, özgürlükçü bir düzeni, erdemli bir çizgide kalmak koşuluyla,  insanların mutluluğunu savunma ve toplumun en muteber değerlerini yüceltmek adına başvurulacak önemli araçlardan, yöntemlerden bir tanesidir.

               Asıl sıkıntı nedir biliyor musunuz? Çarpık anlayışlar, yanlış politikalar, zalim yönetimler, sapkın görüşler, ideolojiler ve benzerleri.  Bu tarz yönetim anlayışları ve bunları yöneticileri, her zaman dünyanın başına bela olmuştur. Bunları ortadan kaldırmanın da doğru insan kaynakları liderliğinde, yine siyaseti doğru kullanma yöntemi ile olduğuna inananlardanım. 

               Siyaset,  onurlu bir varoluş gayretidir ve insanlığa hizmet etme aracıdır fakat maalesef içinde bulunduğumuz yüzyılda, ideolojiler ve bu ideolojilerin hırslı, ihtiraslı liderleri dünyanın tüm dengelerini allak bullak etmişlerdir. Milyonlarca insanın telef olduğu, yeraltı, yer üstü zenginliklerinin yok olduğu bir akıl tutulmasının yaşandığı süreci yaşıyoruz.

               Siyasetin asıl amacı; ortak güzellikleri çoğaltmak, mutluluğu artırmak, adalet ve erdem gibi güzel hasletleri esas alarak hizmet etmektir. Peki, adalet olmadan ahlak, ahlak olmadan adalet olur mu? Zaten şu anda dünyanın ahlaki yönden yerlerde sürünmesi dolayısıyla siyasetin dümeninde olanlar, dünyanın başına bela olmuş durumdalar.

               Güya her şeyin merkezine insanı yerleştireceğiz diyen felsefi bakış açıları.. Gelinen noktada, gücü elinde tutan zalim ve mütekebbirler; günümüz insanını, menfaatçi ve emperyalist ekonomik düzenin esiri, haz düşkünü birey haline dönüştürmüştür. Kendilerini koruyan ve bozulmayanları tenzih ederim…

               Onurlu ve millet adına “Siyaset” yaparak, samimiyetle hak adına, halkına ve insanlığa hizmet edecek maddi ve manevi anlamda kendini yetiştirmiş liderlere, yöneticilere aciliyetle ihtiyaç olduğunu görüyoruz.

               Bu noktada Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın samimi, ahlaki duruşunun, ülkemizde ve dünyada yansıttığı, erdem, irade ve cesarete dayalı liderlik profilinin, birçok konuda takdire şayan olduğunu ve millet nezdinde halen geçer akçesinin devam ettiğini düşünenlerden birisiyim.

               Girdiği her seçimi kazanan, istikrarlı bir siyasi liderlik örneği sergileyen, hem ülkesinde hem de dünyada, övülen ve bunu yaptıklarıyla, haklı ve yerinde mücadeleleriyle ispat eden ender siyasetçilerden biri Reis-i Cumhurumuz Recep Tayyip Erdoğan!

               Temel hak ve özgürlüklerde verdiği mücadelesi, 15 Temmuz gecesi hainler tarafından darbe girişimine karşı, halkın desteğiyle bu darbe girişimini püskürtmesi, her konuda ülkesinin çıtasını yükselten, askeri ve diplomatik başarıları, kültürel ve küresel sıkıntıların dünyanın tüm ekonomilerini küçülttüğü bir süreçte, gerekli, yerinde müdahaleleri, onun karizmatik ve güçlü liderliğinin göstergeleridir.

               Milletin cebine, mutfağına yönelik tedbirler ile hızlı, akılcı ve kısa sürede olumlu yönde yansıyacak çalışmaların hiç durmaksızın devam ettiğini belirtmek isterim.

               Siyaset, “Erdoğan’dan kurtulursak her şey düzelir.” şeklindeki menfi, basit bakış açısı değildir. Millet, bu bakış açılarına çok prim vermiyor. Siyaset, kuru bir söylem ve yalan algılar üzerine verilen bir mücadele değildir. Eleştirilerin altını dolduracak,  doğru ve yapılabilecek isabetli önerilerle, yapıcı, katkı sunucu çözümlere dayalı bir model sunmaktır.

               Tarih bu donanımda, ülkesinin menfaati için katkı sunan, büyük meydan okumalara, zorluklara, saldırılara karşın asla yalpalamadan “diklenmeden, dik durabilmeyi” başaranları hayırla anmaktadır.

               Milleti için, insanlığın selameti için gayret eden, duruş sergileyen tüm devlet büyüklerimizi, liderlerimizi ve haklı mücadelelerde Türkiye’nin siyasetine olumlu anlamda damga vuran, yerli ve milli bir çizgide olanları her daim destekliyor ve onların başarılarının devamını diliyoruz.             

Hürmet ve muhabbetle!  

En az 10 karakter gerekli


HIZLI YORUM YAP
300x250r
300x250r