DOLAR 32,5318 -0.85%
EURO 34,9632 -0.93%
ALTIN 2.436,61-0,34
BITCOIN 2099008-3,87%
Hatay
28°

AÇIK

03:24

İMSAK'A KALAN SÜRE

YAYLADAĞI KADIN KOOPERATİFİ:“KADIN EMEĞİNE DEĞER”

YAYLADAĞI KADIN KOOPERATİFİ:“KADIN EMEĞİNE DEĞER”

ABONE OL
26 Mart 2022 11:38
YAYLADAĞI KADIN KOOPERATİFİ:“KADIN EMEĞİNE DEĞER”
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Yayladağı Belediyesi, Antakya Ticaret Borsası, Antakya Ticaret ve Sanayi Odası işbirliği ile tamamlanan Yayladağı Kadın Kooperatifi yeni hizmet binasına kavuştu.

Geçtiğimiz yıl kurulan ancak üretimlerini evlerinde tamamlayan kadınları tek çatı altında toplayan Kooperatif Başkanı Damla Yalçın, kadınlarla birlikte çalışarak onların ihtiyaçları doğrultusunda programlar geliştirmek ve uygulamak üzere Kooperatifin çalışmalarını yönetiyor.

Hatay’ın yöresel ürünlerini fabrikasyon değil de, anne eli değmiş gibi mutfaklardan mis kokular yayılarak üretilmesinin heyecan verici olduğunu düşünüp başladıkları ve üreten kadınların bir araya gelerek kurduğu Hatay Yayladağı Kadın Kooperatifi’ nde; çilek, çilek pestili, reçel, tuzlu yoğurt, süs eşyaları, mozaik kaplama gibi birçok çeşit ürün satışı mevcut. Yüzlerce ürünü kooperatif bünyesinde üreten girişimci kadınlar, kooperatifin üretim tesisinde bir araya gelerek taleplere yetişmeye çalışıyor. Böylelikle kıymetli becerileri evlerinin bir köşesinde saklı kalmayıp, oluşturdukları pazar ile ayakları üstünde durarak güçlü olduklarını, kadının istediği zaman her şeyi başardığını ispatlama ilkesiyle çalışıyorlar.

Yayladağı Kadın kooperatifinin temel vizyonunu “üreten kadınların, toplumsal yaşamın her alanında söz sahibi olmak” olarak tarif eden Başkan Damla Yalçın, sorularımızı cevapladı. İşte detaylar;

Kadın Kooperatifi ne zaman kuruldu? Nasıl başladınız?

Kadın kooperatifimiz 2021 yıllının Mart ayında kuruldu. Kuruluş döneminde mekânımız yoktu, tüm toplantılarımızı evlerde yaptık.  Ürünlerimizi evlerimizde pişirdik. Kuruttuk. Bir yıl sonra Yayladağı Belediyesi katkılarıyla şuanda bulunduğumuz yeni binamızda çalışmalarımıza start verdik. Böylece rengârenk, farklı yaşlarda ve uğraştaki kadınları bir araya getirmeyi başardık. Her birimizin öyküsü ayrı. Bu öyküler ortaklığımızın özünü ve gücünü oluşturuyor.   İlk etapta yedi kişi ile başladık şimdi kooperatifimizde 50 kadınla çalışmalarımıza devam ediyoruz.

Burada çocuklar içinde aktivite odası oluşturulduğunu gördük. Bence anneler için buda büyük öneme sahip.

Hem kadınların da kendilerini geliştirebilecekleri, ikisi bir arada bir merkez gibi. Bu alana, hem çocukların bakım ve sosyal aktivite ihtiyacına ve hem de kadınların kendi aileleri ve çevrelerinin yaşam koşullarını iyileştirme ve kamusal alanda var olma ihtiyacına çözüm getiren bir alternatif arayışıyla girdik.  Bahsettiğim gibi, Yayladağı Belediyemiz tarafından sağlanan bu binada,  Kadın Kooperatifimizi kurduk ve içerisine kadınlarımız daha rahat bir ortam oluşması için Çocuk oyun Merkezi’ni de dâhil ettik. Kadınlarımız içinde cafe alanı oluşturarak güzel vakit geçirmelerini sağlayacağız.

Kadınları kooperatif bünyesine nasıl kazandırdınız?

Kadınların sosyal hizmetlerden ya da maddi olanaklara kavuşmaktan daha önemli bir ihtiyacı vardır; O da insan olarak ciddiye alınma, kendi yaşamını kendi biçimlendirme, nasıl yaşayacağına, nasıl çalışacağına, çocuklarını nasıl büyüteceğine karar verme, bu alanları düzenleyen politikalara müdahil olma ihtiyacıdır. Kadınların güçlenmesi salt ekonomik bir mesele değildir. Kadınlara her düzeyde demokratik katılımını ya da toplumsal cinsiyet rollerinden kaynaklanan sosyal dışlanmışlıklarına da son vermek için böyle bir adım attık. Biz bu yaklaşımla, kadınların gücünden yola çıktık. Genellikle görmezden gelinen bir güç. Bu kadınların güçlü yanlarını fark etmelerini sağlayarak ilerledik. Bazen kendileri de bunun farkında değil. Ve önemli olan bu insanları sosyal hizmet nesnesi olarak görmek değil, ama doğru bir destek katılımcı süreçler sağlandığında kendi ihtiyaçlarını, hizmetlerini karşılayabileceklerini görmek. Kendileri için de, başkaları için de harekete geçebilirler. Burada bir araya gelen kadınların farklı ihtiyaçlarıyla yeni konular üzerinde çalışmaya başladık. Şuan üzerinde çalıştığımız iki projemiz daha var. Buda demek oluyor ki ortalama 200 kadın için yeni bir istihdam alanı olacak. Ve Yayladağı’ndaki kadınlarımızda bu sayede hem sosyal aktivite olanağına sahip olurken hem de ev ekonomisine katkı sağlayacak. Bizlerde kadınların kendi hayatlarını dönüştürme çabalarına doğru noktalarda destek vermek istedik. Üretim devam ettikçe, talep arttıkça büyümeye devam edeceğimize canı gönülden inanıyorum.

Kadınlara ekonomik özgürlük kazandıran bu çalışmayla yapılan ürünlerin satışı nasıl sağlanıyor?

Kooperatifimiz kurulduğu günden bugüne satışlarımıza aralıksız devam ettiğimizin altını çizmek isterim. Sosyal medya hesaplarımızın yanı sıra İnternetteki Trend yol gibi büyük pazarlarda kurumsal sayfalarımız mevcut satışlarımızı internet üzerinden yapıyoruz. Aynı zaman Yayladağı Belediyesi bünyesinde bulunan tüm sosyal tesislerinde kendi ürünlerimizi kullanıyoruz. Geçen yaz sezonunda bir parti Çilek reçelini Almanya’ya gönderdik. İhracatta da bu sezon hedeflediğimiz noktaya geleceğiz.

Yayladağı Kadın Kooperatifi olarak yaptıklarınızı nasıl çeşitlendirdiniz, nasıl belirlediniz?

Yayladağı’mızın Çileği meşhur olduğu için çalışmalarımıza çilekle başlamak istedik. Çilek reçelimizi yaparak çalışmalarımızı yaparken akabinde çilek pestilimizi de ürettik. Yayladağı Çileği Türkiye’nin %10’nu karşılıyor. Çileğimizin aramasının da sonuna kadar arkasındayız. Buraya gelerek Tarım Bakanımızda bunu onaylamıştır.  Tüm ürünlerimizi kesinlikle katkı maddesi kullanmadan yaptık. Hatta şeker hastalarını düşünerek şekersiz ve az şekerli şekilde de çilek reçellerimizi yaptık.

Kantaron Yağı yapıyoruz. Parantez açmam gerekirse geçtiğimiz aylarda Muğla’da çıkan yangın sebebiyle ürettiğimiz tüm kantaron yağını yardım olarak oraya gönderdik.

Zahter çeşitlerimiz, keçi ve inek olmak üzere iki çeşit tuzlu yoğurt ve kozalak şurubumuz yine ürettiğimiz ürünler arasında yer alıyor.

Patlıcan ve kabak reçelinin yanı sıra domates ve biber salçası gibi birçok el yapımı ürünlerimizi sofralarda buluşturmanın gayreti içerisindeyiz.

Yayladağı Belediyesi bünyesinde kurulan yaş meyve kurutma ve şoklama alanından bahseder misiniz?

Yine Yayladağı Belediyemizin Yaş Meyve Kurutma ve Şoklama Tesisinde belli aralıklarla kurutmalarımızı yapıp paketleme işlemlerini gerçekleştiriyoruz. Çeşitli meyveleri kurutuyoruz. Portakal ve mandalinalarımızı 66 derecelik ısıda 16 derece nemde ve 12 saatlik bir kurutma işleminden sonra paketleyip satışını gerçekleştiriyoruz. İlk etapta mantar kurusu yaptık. Çorbalarda kullanılmak üzere. Portakal ve mandalina kuruttuk. Yaz sezonunda ise çilek kurusu yaparak satış pazarımızı genişletmeyi düşünüyoruz.

Yaptığınız bu çalışmayla bölgenizde kadınları tek çatı altında topluyorsanız. Kadın kooperatifleşmesinin Türkiye’deki kadın politikalarına ya da genel politikalara bir etkisi olduğunu düşünüyor musunuz?

Elbette; özellikle kendi bölgemizi ele almak gerekirse burası kadın istihdamına yönelik rahat bir yer değil. Rahat çalışma alanı bulacakları yerler yok. Kadınlarımızda bu konudan oldukça mustarip. Onlarda aile bütçesine katkı sağlamak istiyor. En fazla kadınlarımızın yaptığı kendi tarlasında bahçesinde ürün ekmek ve toplamaktı. Şimdi ise Kooperatifimiz bünyesinde üretiyorlar ve ürettikleri her şeyin karşılığını alıyorlar. Üretmenin ve kendi alın terinin ile para kazanmanın ne kadar kıymetli olduğunu gördüler. Kadınlarımız aynı zamanda özgüvenleri yerine geldi. Kadınlar Kooperatifimizde bir araya geliyor, kendi kaynaklarıyla, kendi becerileriyle ve kendi dilleriyle, kendi gündemleri için çalışıyorlar. Artık onlar da sahnede. Biz de varız diyorlar. Meselelere farklı bir perspektifle bakarak, kendi gündelik yaşam mücadelelerindeki araçları ve becerileri kullanarak kendilerine bir alan yaratıyorlar. Kadınların gündeminin ve taleplerinin toplumun gündemini meşgul etmesini istiyoruz. Kendi adlarına konuşmalarını istiyoruz. Kendilerini yani kadın temsil gücünün artmasını istiyoruz.

En az 10 karakter gerekli


HIZLI YORUM YAP
300x250r
300x250r