DOLAR 32,3607 0.17%
EURO 34,4602 -0.71%
ALTIN 2.437,27-0,95
BITCOIN 2084064-4,45%
Hatay
17°

HAFİF YAĞMUR

02:00

İMSAK'A KALAN SÜRE

ZANLAR İNSAN İLİŞKİLERİNİN ZEHİRLİ SARMAŞIĞIDIR

ZANLAR İNSAN İLİŞKİLERİNİN ZEHİRLİ SARMAŞIĞIDIR

ABONE OL
5 Temmuz 2022 11:46
ZANLAR İNSAN İLİŞKİLERİNİN ZEHİRLİ SARMAŞIĞIDIR
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Uzm. Psikolojik Danışman Yasemin Köşker Fansa

Kapıyı bize sertçe açtı bak gelmemizi istemiyor.

Yüzü asık bizden hoşlanmıyor.

Benim söylediğim cümleden sonra morali bozuldu gitti. İstediği kadar bozulsun o da bana söylemişti.

Bana değer vermediği için bizimle gezmeye gelmedi…

Örnekleri sonsuzca çoğaltabiliriz. Bunları yazarken aklıma, yaradılış hikâyesi geldi. Şeytan insan için, o topraktan yaratıldı, ben ateşten der ki bu doğrudur. Dolayısı ile ben ondan üstünüm der, bu zandır. Dünyanın öyküsü bile bir noktada böyle başlar…  Ve bu öyküde zanlar, şeytandandır.

Kişilik yapımız aile örneklerimiz, alışa gelmiş yıllanmış davranışlarımız gereği zihnimizde kavramların nasıl olacağına dair olgular var…

Pilav tereyağlı yapılır.

Misafir böyle ağırlanır.

Çocuk böyle terbiye edilir.

Bu şekilde konuşulur, bu şekilde yaşanır, iş bu şekilde yapılır.

Bunlar bir noktada yaşamımızı kolaylaştırırken, vazgeçilmezimiz olduğunda, tek doğruyu (ama bu böyle yapılır, olur) bizimki olarak kabul ettiğimizde, işler sarpa sarıyor. Kendi doğrularımız ile düşünüp, kendi doğrularımız ile yargılayıp, üzülüp yıpranıp, ilişki inşa edemez hale geliriz.

Hâlbuki insanın temel vazifesi olan, hayatı hakkıyla yaşamanın tek yolu, ilişkilerdir. Kendimizi inşa edelim diye verilmiş ilişki kurma becerisini, kendimizi yok etmek, zarar vermek için kullanmaya başlarız bu şekilde. Tabi hayat, bize de zindan olur, yakın dairemizde kim varsa ona/onlara da…

Hadi şimdi gözlerinizi kapatın bir çiçek hayal edin, hatta yorumlara yazabilirsiniz nasıl bir çiçek olduğunu, danışanımla bu konuyu çalışırken biz de hayal ettik. O sarı hüzünlü bir çiçek hayal ettim dedi, ben de yaprakları geniş uçları sivri pembe kırmızı karışımı bir çiçek hayal ettim.

Hâlbuki tek kelime ile çiçek demiştim. Neden aynı şeyi hayal edemedik??

Ne anlamamız gerekiyor bundan? Biz aynı kavramları kullansak da, farklı içerikler oluşur zihnimizde. Sonra bu farklı içeriklerin doldurduğu aynı kavramlar üzerinden, anlamaya, anlaşmaya, olamadı mı tartışmaya, kırılmaya ve küsmeye başlarız. Nasrettin hocanın şikâyet edene, sende haklısın, şikâyet edilene, sende haklısın, bu duruma şahit olup soru sorana, sende haklısın dediği yerdir tam da burası…  Herkes iyi niyetlidir. Herkes kendi açısından haklıdır. Problem bu bakış açısıyla çözümsüzdür ve herkes üzgündür.

Peki, ne yapmalıyız?

1. Probleme haklılık haksızlık denkleminden bakmamak.

2. Probleme doğruluk yanlışlık açısından bakmamak. (Malum yukarıda çiçek meselesinde konuştuk kavram içeriklerinin nasıl değişken olabileceğini.)

3. Bize ne ters gelse de olan, söylenen, kendimizce anlamlandırmadan önce, onun bu durumda ne söylemek ne yapmak istediğini sormak ve zanlarımızı değil söyleneni, doğru olarak kabul edip, konuyu uzatmamak.

4. Suçlu bulmak, suçlu ilan etmektense, Hayat bu durumla ve bu kişiyle bana ne söylemek? Ve ne öğretmek istiyor? Diye bakmak.

5. Kendimiz dışında kimseyi değiştiremeyeceğimizi unutmamak…

İnanın bunları yaptıktan sonra, problem olduğu gibi kalsa bile, siz olduğunuz gibi kalmadığınız için (zaten de mesele bu olduğu için) her şey değişiyor.

Yılların tecrübesi.

En az 10 karakter gerekli


HIZLI YORUM YAP
300x250r
300x250r